Kurmacanın Yirmi Beş Hipotezi – Richard Kostelanetz

Şimdi sorulacak anahtar soru; akıllı yazarlık ve ciddi yazar, şimdilerde içine düştüğü bu uç durumda nasıl hayatta kalabilir sorusudur. Bizim sadece tekrar tekrar okunacak eserler yazmaya değil, bu eserlerin hatırlanan, erişilebilir eserler olmasını sağlayacak şartları da yaratmaya ihtiyaç duymamız, acı bir gerçektir.

Richard Kostelanetz
“Ne yapılmalı?”
Chicago Review (1971)

 

  1. Kurmaca (isim) 1. hayali olaylar uydurma, başkasıymış gibi davranma. 2. bir hikâye, anlatı vb. şeklinde uydurulmuş veya hayal edilmiş herhangi bir şey. 3. a) hayali karakterleri ve olayları anlatan herhangi bir edebi eser. b) bu gruba giren roman, hikâye gibi eserlerin genel adlandırması. – Webster’s New World Dictionary (1966).
  2. Kurmaca taklit/ tasarı eylemi veya ürünü -1784. 2. başkasıymış gibi davranma; hile, rol yapma, yalan -1609. 3. a) başkasıymış gibi davranma veya hayali varlıklar, olaylar, nesneler vb. uydurma eylemi. -1605. b) sahte veya hayal edilmiş; gerçeğin karşıtı olan uydurma. c) yalnızca hayal gücünden dayanan bir ifade, böyle ifadelerin genel adlandırılışı -1611. 4. hayali sanat yapıtı. Artık daha çok düzyazı roman ve hikâyelerin genel adlandırılışı veya böylesi eserlerden yapılmış derleme -1599. Oxford English Dictionary (1933)
  3. Kullanabileceği harici malzemeler konusunda hikâye anlatıcısına kesin bir sınırlama yoktur; kurmacanın mümkünlüğü açısından uygulamadaki sınırlamalar hayal gücünün yarattığı yabancı öğeler ve kişinin seçtiği araçlardır.
  4. Kurmacanın malzemesi yaratıcılıktır, yani kurmaca, malzemelerin yaratılmasından beslenir – bu tespit doğrultusunda, yazarlar bu güne dek kurmaca malzemesi üretmenin bütün o imkân dâhilindeki yollarından çok çok azının örneğini vermiş oluyorlar.
  5. Kelimelerin kurmacanın yapı taşları olmasına gerek yok, veya cümlelerin harç, paragrafların çerçeveler, insanların da “karakterler” olmasına; bunların yerine gerçekçi bir kurmaca için (ne kadar sıra dışı olduğu hiç fark etmeden) kendine ait bir konu, kendi ait bir tarz kendine ait “olay”lar ve kendine ait bir yaşam yaratılmalı.
  6. Yayınlanmış en iyi edebiyat eserlerinin başlıca teması; kullanılan araçlara rağmen, kişinin iç dünyasının beslediği malzemeler olmuştur. Araçtan kasıt; özel bir dilden ve/veya sayfaları çevirmekten kaynaklanan etkidir, ancak ne düzyazı ne de sayfalar bütünüyle kurmacaya özgü olmadığından bu araçsal vurgu, olanaklılığı veya gerçek anlamı ya da dışsal referansları inkâr etmez.
  7. En yenilikçi kurmacalar bile klasik edebi sanatların en az bir elementini bünyesinde barındırır. Bu; süslü dil, anlatıcının benzerliği, inandırıcı ayrıntılar veya karakter gelişimi olabilir, ancak imkânsız olmamasına rağmen bütün bu elementleri içeren bir hikâyenin tereddütsüzce yeni olarak tanımlanabilmesi uzak bir ihtimaldir.
  8. Belki, kurmacanın ana unsurları olarak satır kelimenin yerini alacak, sayfa cümlenin, bölüm paragrafın ve bağlama bölümü de bölümün yerini, ya da tam tersi; kelime satırın yerini, cümle paragrafın yerini alacak ve saire, ama ölçekteki bu değişikliklere karşın yeni kurmacanın ilan edilen sonucu; yapay olmasına rağmen yine de istikrarlı bir dünya olacaktır.
  9. Kurmaca, çağın –daha doğrusu çağımızın-[i] gazete, film, televizyon gibi baskın iletişim araçlarının biçimine özenircesine bölümlere ayrılmış, basılı sayfalar için yaratılır, buna rağmen en iyi edebi yapıtlar bu yeni medyanın çoktan aşinası olduğu içerikten şiddetle kaçınır.
  10. Kurmaca, sonsuz içeri sızma becerisine rağmen özgürleştirici değilse, dünyayı değiştiremez. Sanatçıların çoğu popüler sanata teşekkür borçlu olmasına rağmen, işin sonunda değişimi yapanlar ve yapabilecek olanların hayal gücü ile kitle iletişim araçları ve daha fazlası, büyük sanat yapıtlarından etkilenmekten uzak durumda olacaklar.
  11. Önemli kurmaca eserler daima tarih, doğa, olgunlaşma ve çürüme, iletişim ve ilişkiler, gerçek ve yanılsama, hayal gücü, kader gibi köklü temalara değindiler. Ancak yaygın bilinirliği olmayan sanat, sıklıkla, böyle temalar ile yüzeysel veya malumatsız okuyucu arasına aşılabilir engeller koydu.
  12. Bugün aracın kendisine yönelik tutku ve aracın muhtemel kullanımlarının görüntüleri kurmaca yaratmanın ana nedenleridir. Diğer her şey, örneğin anlatıcı, kaçınılmaz olarak ikincildir.
  13. Geleneksel şiir formunda olduğu gibi, klişeler değilse bile, problem çözme cesareti ve diğer oyunlu süreçler, buna ek olarak okuyucu üzerindeki ilk bakışta anlamsız görünen şeyin duygusunu ve önemini sezmeye yönelik zorlama benzeri dayatılmış kısıtlamaların kullanımı, yaratıcı hayal gücünü kolayca direnmeye zorlar.
  14. Bazı yeni eserler öylesine orijinal ki ilk bakışta sıradan bir kurmacaya korkutucu derecede benzerlik gösteriyorlar. Ama ancak kültürsüz birinin böyle alışılmadık bir esere “kurmaca olmayan” sanat demeye cesaret edebileceği gerçeği bizi bir kere daha edebi gelenekler ve estetik uygunluk konusundaki standartlarımızı gözden geçirmeye zorluyor.
  15. Belli bir sanat dalındaki biçimsel üstünlükler sıklıkla başka bir sahaya ait fikirlerin ve prosedürlerin başarıyla uyarlanmasından kaynaklanır ve bazen bu aşılama süreci sonunda, sadece sanatta yeni bir basamak değil gerçek bir melez çiçek verir, bizim durumumuzda bu, edebiyat ve başka bir alan arasında olacaktır.
  16. Bir ressamın sanat eserlerini kronolojik olarak sergilemek, onun sanatsal yaşamının hikâyesini –şekillendirdiği kurmacaları- yazılı başka hiçbir şeye ihtiyaç duyulmayacak kadar kesin bir biçimde anlatmak olabilir mi? Bu durumda herkes kendi otobiyografisini kafasının içinde dürülü bir şekilde taşımıyor mu?
  17. Belirlilik, sanatın sonunun ve gazetenin, tarihin, sosyolojinin veya kurgu dışı bazı diğer formların başlangıcının sinyalini verir. En iyi şekliyle kurmaca ne gerçeklere dayalı ne de alışıldık olmamasına karşın, hayal edilmiş olmalıdır.
  18. Edebi kurmacanın karakteristik özellikleri, kurgulayıcı bir zekânın ve basılı sayfanın karşı karşıya gelmesinden arta kalanlar olmalıdır. Ancak dikdörtgen kâğıt çerçeve o kadar düzdür ki çoğu mücadeleciler, kâğıdı yırtmaya yönelik hayaller karşısında kendilerini tutmak zorunda kalırlar.
  19. Kurmaca, hayal gücünün ölümünden önce sonlanamaz. Bu demektir ki “roman” olarak adlandırılan tarihi form “ölü” olarak değerlendirilse bile ölen kurmaca değildir, insanlar yaşadıkça kurmaca oluşturmanın yeni formları olacaktır.
  20. Kurmacada sanatsal niteliğin bir ölçüsü, yazar hakkında hiçbir şey açık olmasa bile kişisel dokunuşlardır. Burada kritik olan; başka bir isim bu işe imzasını atabilir miydi, hatta imzasını atar mıydı, sorusudur.
  21. Modern kurmaca kanonu –Stein, Lisstzky, Faulkner, Joyce, Beckett, Borges- hâlihazırda sanatsal olarak baskın olmayı gerektiren bir “yeni geleneği” kurdular.
  22. Bugünün yeni kurmacası, eskiyle arasında, 70’lerin, otomobillerinin, elbiselerinin, saç biçimlerinin, reklamlarının, makinelerinin artık hurdacılara ve müzelere düştüğü 60’lardan farklı oluşundan daha fazla farka ihtiyaç duyuyor.
  23. Yaratıcılıktaki deliliğin tek delili yeniliktir, çünkü genellikle, orijinalliğe sadece maymun iştaha sahip bir tuhaflık veya sömürücü bir hevesmiş gibi davransa da deliliğin kendisi genellikle yıkıcıdır.
  24. En iyi durumdaki modern sanat, geleneklerin manipüle edilmesinden değil, onların açıkça görmezden gelinmesinden doğar. Çünkü alışıldık formlar en yaygın ticaret tezgâhlarıdır, bugün bile, sanattaki özgün yeniliğin bir testi, aracısız satışlara direnmesidir.
  25. Yeni kurmaca, eski kurmacaya küçük, yüzeysel bir benzerlik gösterir. Temel “okuma” deneyimi bile artık son derece farklıyken, yeni kurmaca, kurmaca eleştirisinin standartlarını ve belki de dilini mutlak şekilde, kökten değiştirmelidir.

Bu yazı, Raymond Federman’ın 1975 tarihli Surfiction adlı derleme eserinden alınmıştır. Yazıda günümüz derken kast edilen tarih, 1970’lerdir. (ç. n.)

Çeviri: Hüsna Baka